Bariyer Yöntemleri

PREZERVATİF (KONDOM) Kondom geri çekme yöntemi dışında erkeklerin kullanabileceği tek geri dönüşümlü yöntemdir. Penise takılan mekanik bariyerlerle ilgili ilk bilgiler M.Ö. 1350 yıllarına dayanmaktadır. Bu dönemde Mısır’da erkeklerin süs amaçlı penil bariyerler taktıkları bilinmektedir. M.S. 1654 yılında ünlü İtalyan bilgini Fallopius ketenden yapılmış bir kılıf tanımladı. Daha sonraları hayvan barsağından yapılan bu kılıflara 18. Yüzyılda kondom adı verildi. 1800’lü yılların ikinci yarısından sonra ise sentetik maddelerden ya da kauçuktan yapılmaya başlandı ve giderek yaygınlaştı. Ereksiyon halindeki penis üzerine geçirilen kondom spermlerin vajinaya girişini engeller. Bazı kondomlar ise spermleri etkisi hale getiren spermisid adı verilen maddeler ile kaplanmıştır. Kondomun yırtılması halinde bu maddeler ek bir koruma sağlayabilir. Ayrıca bir kısım kondomlarda silikon jel ya da pudura ile kaplanarak kayganlaştırılmışlardır. Kondom gebeliği önlemde oldukça etkili bir yöntemdir. Teorik olarak etkinliği % 98 olmakla beraber olağan kullanıcılarda bu oran % 88’e düşmektedir. Etkinliğin kulanıcı düzeyinde azalmasının en önemli sebebi her ilişkide kondom kullanma alışkanlığının edinilmemiş olmasıdır. Kondomların spermisidlerle birarada kullanılmasını tavsiye edenler olduğu gibi, bu maddelerin kondomların daha kolay yırtılmalarına neden olduğunu ileri sürenler de vardır. Herhangi bir spermisid madde içermeyen kondomların yırtılma olasılığı 161 ilişkide 1 olarak hesaplanmıştır. AIDS ve diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaları kondomların en önemli yaralarındandır. Kondom özellikle evli olmayan ya da birden fazla kişi ile ilişkisi olan kadın ya da erkeklerde en uygun yöntemdir. Kolay temin edilmesi, ucuz ve etkili bir yöntem olması, bazı erkeklerde ereksiyonun daha uzun sürmesine yardımcı olması, bazı kısırklık olgularında kadın vücudunda spermlere karşı bağışıklık cevabının gelişmesine engel olması, enfeksiyon riskini azaltarak ilerideki doğurganlığın korunmasına yardımcı olması ve erken dönem rahim ağzı kanserini önlemesi avantajlarıdır. Erkekte duyarlılığı azaltması, zaman zaman cinsel ilişkiyi bölmesi ve nadiren de olsa sentetik materyale karşı alerji gelişmesi dezavantajlarıdır. KADIN PREZERVATİFİ (FEMİDON) Kadın prezervatifinin iki amacı vardır. Bunlardan birincisi istenmeyen bir gebeliğin önüne geçilmesi, ikincisi ise cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunmadır. Ülkemizde Femidon adı ile satılmaktadır.Ancak genel olarak ülkemiz kadınları vaginası ile pek haşır-neşir olmadığından yaygın kabul görememiştir. Kadın prezervatifi doğum kontrolündeki bariyer yöntemlerinden birisidir. Yaklaşık 15 santimetre uzunluğunda poliüretandan yapılmış bir kese ya da kılıf şeklinde olan kadın prezervatifi ilişki öncesinde vajina içerisine yerleştirilir. Kılıfın vajina içinde kalan ucu kapalı, diğer ucu ise açıktır. Kondomun her iki ucunda yarı sert ve kolay büklebilen bir halka bulunur. Kapalı uçta bulunan halka kondomun yerinde durmasını sağlarken, açık taraftaki halka perine bölgesini ve penis kökünü korurken kondomun ilişki sırasında vajina içine kaçmasını engeller. Kondom yapısındaki maddenin özelliğine bağlı olarak yerleştirildikten hemen sonra vücut sıcaklığı ile yumuşayarak vajina duvarına yapışır. Kondomun içi silikon temeli bir kayganlaştırıcı ile kaplıdır.Spermisid içermez. Yerleştirilmesi diyafram yerleştirilmesine benzer. Kapalı uçtaki halka orta, işaret ve baş parmaklar ile bükülerek vajina içerisine sokulur ve daha sonra işaret parmağı ile sonuna kadar itilir. Bu sırada kondomun kendi etrafında bükülmediğinden emin olmak gerekir. Kondomun dışta kalan kısmı ilişki sırasında genital bölgelerin temas etmesini engellediğinden genital siğilere karşı erkek prezervatifinden daha fazla koruyuculuk sağlar. İlişki sonrasında kondom dikatli bir şekilde çıkartılmalı ve atılmalıdır. Aynı kondom birden fazla sefer kullanılmamalıdır. Eğer ilişki sırasında dışarıda kalan uç vajina içine kaçarsa ilişkiye hemen son verilmeli, kondom vajinadan çıkartılmalı ve yeni bir kondom taktıktan sonra ilişkiye devam edilmelidir. Piyasaya ilk sürüldüğünde başarızılık oranının 1 yılın sonunda %13 olması beklenirken bu oran ilk 6 ayda görülmekte bir yılın sonunda ise %26 civarında olmaktadır. Yani hamilelikten korunma amacıyla sadece kadın prezervatifi kullanan her 4 kadından biri bir yılın sonunda hamile kalmaktadır. Erkek prezervatiflerinde bu oran %12 civarındadır. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından bakıldığında ise kondom belirli bir koruyuculuk sağlamakla birlikte erkek prezervatifleri kadar etkili olamamaktadır. Bunda en önemli neden prezervatifin latkesten değil poliüretandan üretilmiş olmasıdır. Bununla birlikte kondom yerleştirilirken elin vajinal akıntılar ile temas etmesi hastalık bulaşma şansını yükseltmektedir. Bu nedenle kondom yerleştirilirken ya eldiven kullanılmalı ya da eller mutlaka iyice yıkanmalıdır. Adet dönemlerinde kullanılabilmesi, ilişkiden çok önce (en fazla 8 saat önce) takılabilmesi de erkek prezervatifine karşı önemli bir avantadır. Poliüretandan üretildiği için lateks alerjisi olan kadınlar da kullanabilirler. Fiyatının erkek prezervatifine göre daha pahalı olması ve ilişki sırasında rahatsız edici bir ses çıkartması ise dezavantajları. Bu ses kayganlaştırıcı kullanılarak bir miktar azaltılabilir. Bir başka dezavantajı ise nadiren de olsa ilişki sırasında vajina içine kaçabilmesi. Kondomu doğru şekilde yerleştirebilmek için tecrübe gerektirmesi de kolaylıkla takılabilen erkek prezervatifleri karşısında önemli bir dezavantaj. DİYAFRAM İnce lastikten yapılmış, rahim ağzını örten kubbe şeklinde bir araçtır. Spermlerin vaginadan rahme geçmesini engeller. Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir. Cinsel ilişkiden önce yerleştirilir ve ilişkiden en erken altı saat sonra çıkarılır. Doğru kullanılırsa, aynı diyafram yıkanıp kurulanarak iki yıl süreyle kullanılabilir. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur. SPERMİSİDLER Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur. Kadının vajinasına konularak uygulanan jel, fitil ve köpüren tabletlerdir. Tabletlerin erimesi için cinsel ilişkiden 10 – 15 dakika önce vajinanın derinine uygulanmaları gerekir. Etkisini tam gösterebilmesi için cinsel ilişkiden sonra da en az 6 saat vajina hiçbir sebeple yıkanmamalıdır. Vajinanın doktor tarafından önerilmedikçe, herhangi bir sebepten yıkanması doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artıracağından kesinlikle önerilmez. Spermleri vajina içinde etkisiz hale getirerek gebeliği önler.Doğru kullanıldığında oldukça etkilidir. Her cinsel ilişki için uygulama tekrarlanmalıdır. Anne sütünü etkilemediği için emziren kadınlar da kullanabilir. Bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruyucudur.