Hormonal Yöntemler

DOĞUM KONTROL HAPLARI  (ORAL KONTRASEPTİFLER)

Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini  (östrojen ve progesteron) içerir.
Günümüzde kullanılan yeni jenerasyon doğum kontrol hapları oldukça düşük miktarlarda hormon içermektedir. Markaların büyük kısmında her tablet sabit dozda bir östrojen ve progesteron hormonu türevi içerir. Doğum kontrol haplarının tümü bir östrojen hormonu türevi olan etinil östradiol adlı maddeyi içerir. Bundan yaklaşık 40 yıl önce ilk piyasaya çıkan ilaçların içerdiği 50 mikrogramlık östrojen dozu günümüzde kullanılmamaktadır. Günümüzdeki doğum kontrol haplarında östrojen dozu 35 mikrogram, 30 mikrogram ve 20 mikrogram şeklindedir ve kadınların önemli bir kısmı yaklaşık 10 yıl önce piyasaya sürülmüş olan ve dozun azaltılmış olması nedeniyle yan etkileri daha az olan 20 mikrogram östrojen içerikli ilaçları kullanmaktadır.
Doğum kontrol haplarının tümü östrojen hormonu türevine ek olarak progesteron hormonu türevi bir madde içerir. Bu madde de doğum kontrol haplarının tarihi boyunca oldukça değişikliklere uğramıştır. Hapların kullanıma sunulduğu ilk yıllarda testosteron (“erkeklik hormonu”) benzeri yan etkileriyle ciddi olabilen sorunlara yol açabilen bu maddelerin yeni jenerasyonları bu yan etkilerden büyük oranda arındırılmış durumdadır.
Ülkemizde şu anda hem 35, hem 30 hem de 20 mikrogram östrojen hormonu içeren ilaçların tümü bulunmaktadır.
Düşük dozlu ilaçların en önemli avantajı damarsal sorunların bu ilaçlarda çok daha düşük oranda ortaya çıkmasıdır. Ayrıca bulantı, baş ağrısı, kilo alma, ruh hali değişiklikleri gibi yan etkilerin daha düşük oranda gözlenir.Yüksek dozlulara göre tek dezavantajı daha yüksek oranda lekelenme tarzında kanamalara yol açabilmeleridir.
Doktor kontrolu altında kullanılması uygundur.Jinekolojik değerlendirme, doğum kontrol hapı kullanması riskli olan kadınların ayrımını sağlamak açısından son derece önemlidir. Doktor kontrolünde hapların ne şekilde kullanılacağı ve herhangi bir yan etki oluşması durumunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
Ülkemizde yaklaşık 30 civarında doğum kontrol hapı markası bulunmakta olup her birinin kendine göre bazı farklılıkları vardır. Doktor yaptığı değerlendirme sonrasında hastasına en uygun olan doğum kontrol hapını reçete eder.
Genel olarak içlerinde 21 tane vardır, bazıları 28 adet hap içerir.
35 yaş ve üstünde olup, sigara içen kadınlar hapla korunacaksa sigarayı bırakmalıdır.
Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.
Her gün düzenli alınması gerekir
Kadında  yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
Adetin ilk beş günü içinde, tercihen ilk günü alınmaya başlanmalıdır.
Adet öncesi gerginliği ve adet sancılarını önler.
Rahim ve yumurtalık kanserlerine karşı koruyucudur.
Adet kanamalarının miktarını azalttığından bu nedenle oluşabilecek kansızlığa karşı koruyucu etkileri vardır.
Akne ve tüylenmeyi azaltır.

ÜÇ AYLIK İĞNELER

Hap almayı sevmediği ya da unutkan olduğu için doğum kontrol hapı kullanmayan veya  Spirali eşi ilişki esnasında rahatsız olur diye istemeyen bayanlar için oldukça uygun bir yöntemdir. Değişik nedenler ile kendine uygun ve kolay doğum kontrol yöntemi bulamayanlar için etkili ve bir o kadar da kolay olan bir yöntem uzun etkili iğnelerdir. Piyasada 1 aylık (Mesigyna) ve 3 aylık (Depoprovera) olanları mevcuttur.
Depo-provera:
Depo-provera  medroksiprogesteron asetat içeren bir preparattır. Overlerde yumurta hücresi gelişimi ve yumurtlamayı engeller. Ortada yumurta olmayınca gebelik de olmaz. Koruyuculuğu %99 civarındadır. 13 haftada bir kas içine yapılan enjeksiyon şeklinde uygulanır. Endometrium yapısını ve tüplerin hareket kabiliyetini de değiştirdiğinden yumurtlama meydana gelip döllenme olsa bile bu gebelik ürünü rahim içine yerleşemez. Uzun etkili bir yöntem olduğundan kişi gebe kalma stresi yaşamaz. Her gün hap almayı hatırlama sorunu olmadığından pek çok kadın bu yöntemi denemek istemektedir. Enjeksiyona son verildiğinde en geç 18 ay içinde gebelik elde edilebilir. Uygulanması özel bir teknik ya da beceri gerektirmez.Depo-provera özellikle kullanımın ilk yılında ciddi derecede kanama bozukluğu yapabilir. Bu bozukluklar arasında en sık ara kanamalar ve lekelenmeler görülür. Uzun süreli adet görmeme ortaya çıkabilir. Tek bir enjeksiyondan sonra 12 ay adet görmeyen vakalar mevcuttur, ya da tam tersi şekilde 3 ay süreyle sürekli kanaması olan hastalar da vardır. Sürekli kanama durumunda kanamayı kesmek için dışarıdan hormon verilmesi hatta bazen kürtaj yapilması gerekli olabilir. 35 yaşın altında olan kadınlarda depo-provera kullanımına bağlı hafif kemik erimesi saptanabilir. Yine uzun süre kullanımda meme kanseri görülme sıklığında hafif bir artış bildiren yayınlar olmasına rağmen bu konu hala daha tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Diğer yan etkiler arasında baş ağrısı, hafif kilo artışı, anksiyete, mide ağrısı ve karın krampları, baş dönmesi ile cinsel istek kaybı sayılabilir. Tüplerin hareketini yavaşlattığı için gebelik olduğunda bunun dış gebelik olma olasılığı yüksektir.
Yapılan çalışmalarda ilk kez depo-provera kullanan kadınların %50’sinin yan etkiler nedeni ile kullanımı bıraktığı ve başka bir yöntemi tercih ettiği, buna gerekçe olarak da en çok yakındıkları yan etkinin kanama bozukluğu olduğu saptanmıştır.
Gebe olduğundan şüphe duyulan kadınlar aksi ispatlanana kadar depo-provera kullanmamalıdırlar. Yine özgeçmişinde meme kanseri bulunanlar, inme geçirenler, damar hastalığı olanlar, karaciğer hastalığı bulunanların kullanması önerilmez. Tanı konmamış anormal vajinal kanaması olan kadınlarda da bu kanamanın sebebi açıklığa kavuşturulana kadar enjeksiyonlar ertelenmelidir. Kullanımda yakın takip gerekiren durumlar ise: daha önce çekilen meme filmide patoloji varlığı, fibrokistik meme hastalığı, meme başından kanlı akıntı, böbrek hastalığı, hipertansiyon,  migren, astım, epilepsi (sara hastalığı), diabet , ailede diabet öyküsü, depresyon ya da depresyon öyküsü
İlk kez yapılacak olan depo-provera adet kanamasının ilk 5 günü içinde yapılmalıdır. Eğer doğum sonrası uygulamaya başlanacaksa ve anne emzirmeyi düşünmüyorsa doğumdan sonraki ilk 5 gün içinde yapılabilir. Emziren annelerde ise doğum takiben 6 hafta sonra ilk enjeksiyon yapılabilir. Daha sonraki tekrarlar etkili bir koruma sağlamak için her 13 haftada bir yapılmalıdır.

AYLIK İĞNELER

Son derece güvenli ve yüksek etkili olmasının yanısıra kombine doğum kontrol enjeksiyonu sadece ayda bir defa yapıldığı için hasta uyumu son derece yüksektir. Enjeksiyon yapıldığı dolayısıyla doğum kontrolü kullanıldığı başka kişilerce anlaşılamaz. Çiftler uygulama için cinsel ilişkiyi kesintiye uğratmak zorunda kalmazlar. Enjeksiyon içindeki hormonlar 60-90 gün içinde vücuttan tamamen atılırlar. Araştırmalar kadınların %82’sinin enjeksiyon uygulamasını bıraktıktan onra 1 yıl içinde hamile kaldıklarını göstermektedir. Bu oran hiç doğum kontrol yöntemi kullanmayan kadınlar ile benzerdir. Aylık doğum kontrol iğnesi gebelikten yaklaşık 1 ay süreyle korumaktadır. Bir sonraki enjeksiyon için en uygun zaman 28-30 gün sonrasıdır. Ancak çeşitli nedenler ile bu mümkün olmadığında takip eden enjeksiyonu 23-33 gün sonra yaptırmanız önerilir. Eğer iki uygulama arasındaki süre daha uzun ise enjeksiyon yapılmadan önce gebelik testi yapılması gerekir.
Bir sonraki uygulama tarihini unutmamak son derece önemlidir. Bunun için uygulama tarihini not almayı unutmayın. Aldığınız notu ya da randevu kartınızı hergün görebileceğiniz buzdolabı, makyaj aynası, ajanda gibi bir yere iliştirin ya da daha iyisi eğer varsa cep telefonunuzun ajandasına kaydedin ve alarmı kurun.
Düzenli olarak ayda bir kez, kas içine enjeksiyonla uygulanır.
Kadında doğal olarak bulunan kadınlık hormonlarından ikisini  (östrojen ve progesteron)içerir.
Yumurtlama ve döllenmeyi engeller.
Doğru kullanıldığında çok etkilidir.
Adetin ilk yedi günü içinde tercihen ilk günü uygulanır.
35 yaş üstünde ve sigara içen kadınlar sigarayı bıraktıklarında kullanabilirler.
Anne sütünün miktarını azalttığı ve yapısını değiştirdiği için emzirirken kullanılmaz.

CİLT ALTI İMPLANTLAR (İMPLANON)

Cilt altına yerleştirilen implant 3 yıl boyunca progesteron hormonu salgılayarak gebeliğe karşı koruma sağlar. Progesteron yumurtlamayı engellemesinin yanısıra rahim ağzı salgısının yapısını değiştirerek spermin rahim içinde ilerlemesini bozar. Ayrıca rahim iç zarının incelmesini sağlayarak döllenmiş yumurtanın burada tutunmasının önüne geçer. Yumurtlamayı engelleme yeteneği kombine hormonal yöntemlere göre daha düşüktür.
İmplant aktif olarak kullanılmayan kolun (sağ elini kullananlarda sol kol, sol elini kullanalarda sağ kol) üst kısmına küçük bir cerrahi işlem ile yerleştirilir ve istendiğinde yine küçük bir cerrahi işlem ile çıkartılır. Takma ve çıkarma işlemi sadece bu iş için özel eğitim almış hekimlerce yapılmalıdır. Lokal anestezi eşliğinde yapılan takma işlemi yaklaşık 1-2 dakika sürer.
3 yıllık koruma sağlayan yöntemin başarısı %99.3 cvarındadır
İmplantın uygun zamanda yerleştirilmesi ile koruyuculuk hemen başlar.
Etkinliği yüksek ve geridönüşümlü bir yöntemdir
Kullanımı kolaydı, rhatırlama ya da günlük kullanım gerektirmez
Uzun süreli bir yöntemdir
Emziren kadınlarda kullanılabilir.
Özel eğitim gerektiren bir takma ve çıkarma süreci vardır.
Cerrahi bir işlem ile takılıp çıkartılır
Her 5 kadından birinde adet düzensizliği ve adet kanamalarının kesilmesine neden olabilir.Bazı kadınlarda ise kanamalar çok düzensiz ve mikatrı değişken olabilir. Hangi kadında ne tür kanama bozukluğu olacağı önceden bililenemez. Bu nedenle adet düzensiliğini tolere edemeyen kadınlarda kullanılması uygun değildir.
Yerleştirme yerinde cerrahi işleme bağlı hasssiyet ya da enfeksiyon ortaya çıkabilir.
Emziren kadınlar, uzun süreli ve geri dönüşümlü bir yöntem isteyenler, hergün ya da belirli aralıklarla ilaç kullanmak istemeyen kişiler, Östrojen kullanması sakıncalı olanlar,Kanama nedeni ile spiral kullanamayanlar için uygun bir yöntemdir.
Progesterona bağlı bir hastalığı olanlar, ağır karaciğer hastalığı olanlar, selim ya da habis karaciğer tümörü olanlar, meme kanseri ya da şüphesi olanlar, açıklanamayan ve nedeni bilinmeyen vajinal kanaması olanlar, gebe olan ya da gebelik şüphesi olanlar için uygun değildir.
3 yıllık implantın yan etkileri çok fazla değildir. En sık karşılaşılan durum adet kanamalarındaki düzensizliklerdir. Bunun yanısıra baş ağrısı, kilo değişiklikleri, memelerde hassasiyet vb. görülebilir.

VAGİNAL KONTRASEPTİF HALKA (NUVARİNG)

Vajinal halka 5.4 santimetre çapında ve 4 milimetre kalınlığında hormon içeren bir halkadır. Doğum kontrol haplarında da bulunan östrojen ve progesteron hormonlarını içeren halka kullanıcı tarafından vajina içerisine yerleştirilir. Yerleştirilmesi son derece kolay ve ağrısızdır. Vajinal halka 3 hafta boyunca (doğum kontrol haplarında hap kullanılan zaman ile aynı süre) yerinde kalarak hormon salgılar. Üçüncü haftanın sonunda çıkarılarak 1 hafta kullanıma ara verilir.Bu süre içinde adet kanaması gerçekleşir. 1 haftalık aradan sonra yeni bir halka yerleştirilerek kullanıma devam edilir. Vajinal halka kullanıcı tarafından tarif formunda anlatıldığı şekilde son derece kolayca takılır ve çıkartılır. Takılması tampon yerleştirlmesine benzer. Bariyer bir yöntem olmadığı için yanlış takılması nedeni ile etkinliğin azalması söz konusu değildir. İlk kez kullanımda adet kanamasının ilk 3-4 günü içinde takılması gereklidir.
Vajinal halkanın etkinliği doğum kontrol hapları ile benzerdir. Bir yıllık kullanım sonrası başarısızlık oranı %0.7’den daha düşüktür.
Vajinal halka doğum kontrol yöntemlerine yeni bir boyut getirmiştir.Hergün hap almayı gerektirmez. Unutulması söz konusu değildir. Kullanımı son derece kolaydır. Vajinada rahatsızlık oluşturmaz. Çok düşük doz hormon kullanılır. Etkinliği çok yüksektir. Kullanıma son verildiğinde doğurganlık hemen geri döner. Haplarda olduğu gibi ara kanamalar sıkça görülmez.Öte yandan vajinal halka aynı tür hormonları içerdiği için doğum kontrol haplarında olduğu gibi istenmeyen gebeliklerin önlenmesi dışında bazı sağlık yararlarını da birlikte getirir. Yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır. Adet kanaması sırasında görülen kramp ve ağrıları azaltır. Adetleri düzene sokar.Kanama miktarını azaltır.
Vajinal halka kullanımı sırasında bazı istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:Vajinal akıntıda artış, vajnal enfeksiyon, ara kanamalar, bulantı, memelerde hassasiyet.
Aşağıdaki durumlar ortaya çıktığında mutlaka jinekloğunuzla görüşmelisiniz;Göğüs ve bacaklarda şiddetli ağrı, şiddetli karın ağrısı, nefes almada güçlük, ani görme kaybı ya da bozuklukları, şiddetli başağrısı
Östrojen veya doğum kontrol hapı kullanması sakıncalı olan kişiler vajinal halka kullanmamalıdır. Bunlara örnek olarak 35 yaş üstü sigara içen kadınlar, şeker hastaları, pıhtılaşma bozukluğu olanlar sayılabilir. Vajinal halka mutlaka doktor önerisi ile kullanılmalıdır.
Vajinal halka için doğru pozisyon yoktur. Bariyer yöntem olmadığı için yanlış yerleştirmeye bağlı etkide azalma olmaz. Eğer yerleştirme sonrası rahatsızlık hissederseniz halkayı biraz daha yukarıya doğru itmeyi deneyin
Vajinal halkanın düşmesi son derece nadir karşılaşılan bir durumdur ve %3’den daha az kullanıcıda görülür. Düşmesi halinde hemen yeniden yerleştirlebilir. Yerleştirmeden önce soğuk suyla yıkanmasında bir sakınca yoktur.Eğer halka 3 saatten daha fazla süreyle dışarıda kalırsa yeniden takıldıktan sonra 7 gün süreyle ek bir yöntem kullanılmalıdır.Halkanın içerdiği hormon 3 haftanın sonunda tükenir ve koruması ortadan kalkar.
Ülkemizde Nuvaring adıyla piyasada bulunmaktadır.