Normal Doğum mu, Sezeryan mı ?

** Anne adayları normal doğumu mu yoksa sezaryeni mi tercih etmeli?
Bu konudaki görüşlerimi belirttiğim ‘ Perihan Savaş’la Çay Ve Sempati ‘ programını izlemek için tıklayınız. http://www.youtube.com/watch?v=QUGbnIce-0k

Tıbbi engel yok ise öncelikli tercih Normal Spontan Doğum yani Vaginal Doğum olmalıdır.Ama bu kararı anne adayının kendisi ve doktoru birlikte vermelidir. Elbette daha gebeliğin başında böyle bir karar vermek zordur, ancak gebeler gebelik boyunca bir aksilik olmadığı sürece normal doğum yapabilecekleri konusunda desteklenmeli, özellikle bir takım egzersizler önerilmelidir. Çünkü normal doğumda gebenin motivasyonu ve kaslarını doğuma yardımcı olacak biçimde kullanabilmesi çok önemlidir. Ayrıca doğum süreci ister normal doğum ister sezaryen ile tamamlansın, sonraki toparlanma süreci gebeliklerinde düzenli egzersiz yapanalarda çok daha hızlı olmaktadır.

** Normal doğum ve sezaryenin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Normal doğumun da Sezaryeninde artı ve eksileri vardır. Ama bizim için en önemli olan doğum olayının hem anne hem de bebek açısından en sağlıklı şekilde sonlanmasıdır. Bazı koşullarda normal doğum anne için bazı koşullarda da bebek için risk taşır :örneğin daha önce rahimle ilgili myomektomi vs. gibi geçirilmiş operasyonlar, kemik çatıda darlıklar, bebeğin plasentasının doğum kanalına yerleşmesi gibi. Böyle durumlarda sezaryen anne içinde bebek için de hayat kurtarıcı bir operasyon olabilmektedir. Elbette normal doğum travayı da bilinmezlerle dolu bir süreçtir, ancak önceden saptanan bir gereklilik olmadıkça doğum normal doğum olarak planlanmalıdır. Normal doğumda annenin iyileşme süreci çok daha hızlıdır. Karın içine girilmesi gerekmediği için, buna bağlı bir takım komplikasyonlar ortaya çıkmaz. Anesteziye bağlı bir takım riskleri de almamış olur. Hastanede kalış süreci kısadır. Anne hastaneden daha çabuk çıkar, normal işine ve normal hayatına daha çabuk döner. Doğumdan hemen sonra anne ile bebek arasında yakın temas kurulabilir ve emzirme başlar.Ve tabiki anne büyük bir olayı başarmanın hissi, ile anne olmanın coşkusunu daha yoğun yaşayabilir.

Bebek için ise, eğer her şey yolunda gidiyorsa, normal doğumda hiçbir problem yaşanmaz.Bebek doğum sırasında kemik pelvis içinden geçerken ciğerlerindeki suyu daha rahat atıp ilk nefesini daha kolay alabilir. Zor doğumlarda annenin yeterli ıkınmayı yapamayarak destek olamadığı durumlarda vakum, forseps gibi uygulamalar gerekebilir.Yine normal doğumda genital bölgede olaşabilecek sarkmalar ve kas yırtılmalarndan korkulur: bunun için uygun bir kesi (epizyotomi) açılarak bu risk azaltılmış olur. Diğer taraftan bazen epizyotomiye rağmen o bölgedeki kaslarda esneme ve yırtıklar oluşabilir, bunlar ,ilerleyen yıllarda doku gevşekliğinin de artması ile idrar kaçırmaya kadar varan sorunlarıa zemin hazırlayabilir.Sezaryande karında olan dikişler normal doğumda perine bölgesinde olur ve bakımı gereklidir.

Bir ameliyat olduğu düşünülürse Sezaryen ancak gerektiği taktirde yapılmalıdır.Anne açısından ameliyat sonrası gaz çıkarma, mobilize olma gibi sıkıntılar nedeniyle iyileşme süreci biraz daha geç olmaktadır.Bebek açısından da sezaryen bebeği dar bir kanaldan geçmek zorunda bırakmadığı için oksijensiz kalma riski açısından korumakla birlikde bu kez ciğerlerindeki suyu atmasında ve ilk nefesini daha rahat almasında bir dezavantaj sağlayabilmektedir. Sezaryenin planlı, programlı olması bir avantajdır, ancak doğum sayısını kısıtlaması bir dezavantajdır.

** Türkiye’de sezaryen oranlarının pek çok batı ülkesine göre yüksek olduğu belirtiliyor.Türkiye’de doktorlar (veya hastaneler) normal doğum yaptırmak istemiyor mu?

Türkiye’de sezaryen oranı yüksek olduğu bir gerçektir. Oysa gelişmiş Kuzey Amerika’da bu oran yüzde 23 civarında. Avrupa’da yaklaşık yüzde 15 ile 20 arasında. İrlanda’da ise bu oran yüzde 8. ülkemizdeki artışta iki faktör söz konusu: Hasta ve doktor. İyi eğitilmemiş, normal doğumun ne olduğunu bilmeyen, kulaktan dolma bazı bilgilerle hareket eden ve bir takım korkular edinmiş, doğumun nasıl olduğunu bırakın anneliğin ne olduğunu bile bilmeyen, hayatında hiç spor yapmamış bir kadını, normal doğuma yönlendirmek zor oluyor. Çevresindeki arkadaşlarının neredeyse tamamının sezaryenle doğurduğunu, sezaryenin ne kadar kolay, ne kadar rahat’ olduğunu dinleyen kadın, koşullanmış olarak doktor karşısına çıkmakda. Normal doğumun ağrısı çekilir mi, normal doğum yaparsan her tarafın yırtılır, gelecekte organların sarkar, seks yapmaktan zevk almayacaksın’ gibi yalan yanlış bilgilerle de hastalar giderek normal doğumdan uzaklaşmakda. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları da daha planlı olabilmek adına ve de normal doğum sırasında olabilecek aksiliklerden korunmak adına sezaryeni tercih edebilmektedir.
DOĞUM SABIR İŞİDİR. Ve giderek herşeyin hızla tüketildiği bir toplumda da çoğu kadının doğum için emek ve zaman harcamak istememekde, normal doğumun getirdiği birtakım bilinmezliklerle uğraşmaya sabrı olmamaktadır. Bu nedenlerle anne adayları da doktorlar da çoğu kez sezaryen ile daha az risk aldıklarını düşünmektedirler.

** Normal doğum ve sezaryeni süre olarak karşılaştırabilir misiniz?

Normal doğum süreci başlangıcından itibaren ortalama 10 saat civarında sürse de genellikle zorlayıcı olabilen kısmı son saatleridir ve istek halinde epidural analjezi ile etkin şekilde giderilebilinir. Bebeğin çıktığı doğumun ikinci evresi genelde 30 dakika arasında sonlanır. Sezaryen operasyonu da yaklaşık olarak 30 dakika ila bir saat arasında sürer.

** Sezaryenle doğurmanın bebeğe faydası nasıl olur?

Sezaryen yapılmasını gerektiren bir durum yoksa sezaryenin bebeğe ilave bir faydası olduğu söylenemez, hatta yeni doğanın geçici takipnesi dediğimiz anne karnındayken akciğerlerde biriken sıvının doğum kanalından geçerken atılmamış olması sebebiyle oluşan geçici hızlı solunum ihtiyacı sezaryenle doğan bebeklerde daha sık görülmektedir.

** Bir kadının normal doğum yapmasını engelleyen faktörler nelerdir?

Normal doğuma engel olan nedenler anne ya da bebeğe bağlı olabilir. Bebeğe bağlı olanları şöyle sıralayabiliriz: Bebeğin ters duruşu, makat pozisyonuyla gelmesi ya da yan yatıyor olması. Doğum ağrıları sırasında bebeğin kalp seslerinde bozulma olup, bebekte oksijensizlik belirtilerinin ortaya çıkması, bebeğin çok iri olup annenin doğum kanalından geçememesi. Anneye ait faktörlerse şunlar: Doğumsal kalça çıkığı nedeniyle deformitesi olan anneler, aktif herpes enfeksiyonu olanlar, AIDS gibi hastalıkları olanlar. Bir de plasentanın bebeğin çıkış yerine yerleşmiş olması, yani bebeğin çıkmasına engel yaratması gibi anne ve bebeğe ait olan engeller vardır. Bu durumlardan hiçbiri olmayan, gebeliği tamamen normal seyretmiş bir annede; bebeğin hahmini ağırlığı 4000 gr ın altındaysa ve anne kemik çatısı bebeğin boyutlarına uygunsa normal doğum için bir engel yoktur.