Gebelikde İlaç Kullanımı

İlaçların özellikle insanlarda gebelik döneminde fetüse zararlı etki mekanizmaları hakkında halen çok fazla bilgi bulunmamaktadır.İlaçlar fetus üzerindeki indirekt etkileri ile anneye ait reseptörleri etkileyebilir veya embriyonik gelişim üzerinde doğrudan etkileri yoluyla spesifik anomalilere neden olabilirler.Bazı ilaçlar besin maddelerinin plasentadan geçişine engel olarak fetusun beslenmesini engelleyebilir.

Gebelikde ilaç kullanımı konusunda yeri gelmişken farmakoloji derslerinden bahsi geçen ‘Thalidomid Facizası’ndan da bahsetmek gerekir.İlk olarak Almanya’da ucuz antibiotik aranırken 1950 lerde bulunan bu molekülün yatıştırıcı ( sedatif ve trankilizan )etkisi keşfedilir. Hayvan deneylerinde yüksek dozda öldürücü olmadığı görülür ve iki yıl içinde özellikle İngiltere’de kullanılmaya başlanır. 1957 den itibaren gebelerde bulantı önleyici olarak kullanılmaya başlanır.1961 yılına gelindiğinde ilaç kullanımına bağlı dünyada 10.000 den fazla sakat ( kol ve bacakları olmayan) bebek doğmuş ve bu olay tarihe ‘Thalidomid Faciası’ olarak geçmiştir.

Gebe kadınlara ilaç uygulanması doktor için de önemli bir sorundur.Bu nedenle ilaç reçete edilirken sadece anneye ait farmakolojik mekanizmalar değerlendirilmemeli, fetus da her zaman ilaç kullanıcısı olarak göz önünde bulundurulmalıdır.Gebelikde çoğu zaman vitamin dışında pek fazla ilaç kullanımı tavsiye edilmez. Yani temel prensip, gerekli olduğu bilinen folik asit, kalsiyum ve demir vb vitamin gibi desteklerin dışında mümkün olduğunca ilaç kullanılmamasıdır. Gebelikde kullanılabilecek birtakım ilaçlar olmakla birlikte aslında esas olan fayda-zarar dengesinin iyi kurulmasıdır. Elbetteki gebelik boyunca annenin sağlığını tehdit eden bazı durumlarda ilaç kullanımı mümkündür.Bu nedenle bir ilaç kullanımı gerekliyse buna gebeliği takib eden doktor , gerekirse hastalığı ilgilendiren diğer branş uzmanı doktorun görüşünü alarak karar vermelidir. Çünkü kullanılan ilaçların bazı durumlarda yeni gelişmekte olan bebeğin organ taslakları üzerinde olumsuz etkileri olabilmektedir.Bu etki ilacın kullanıldığı döneme ve maruz kalma süresine değişik spektrumlada olabilir.

Doğumsal sakatlıkların yaklaşık olarak %2-4’ünün gebelikte kullanılan ilaçlara veya toksik maddelere maddelere bağlı olduğu düşünülmektedir. İlaç alındıktan sonra annenin kanına karışan ilaç etken maddesi,plasenta adı verilen ve bebeği beslemekle görevli organ aracılığıyla bebeğe geçebilmektedir. İlaçların bebek üzerindeki zararlı etkileri alınan ilaç tipi, dozu ve bebeğin gelişimsel dönemi ile ilgilidir.Bazen aynı hastalıklar için kullanılan farklı ilaçlar moleküler özellikleri nedeniyle plasentayı geçemezler, bu nedenle bazı durumlarda özellikle bu tip ilaçlar tercih edilir.

İlaç gebeliğin çok erken bir döneminde alınmışsa yani embriyo oluştuktan sonraki ilk 20 gün içinde alındıysa genellikle ‘ya hep ya hiç kuralı ‘geçerlidir. Bu dönemde henüz hücre farklılaşması görülmediği için olası bir etkileme ya hücrelerin tümünde büyük bir hasar oluşturur ki bu durumda embriyo ağır defektten dolayı kaybedilir. Veya hiçbir etkilenme vaya sakatlık olmaz.
Embriyonun ilaçlar ve toksik maddeler açısından en hassas olduğu dönem gebelik oluştuktan sonraki 17-90 gün arasıdır. Bu dönem kabaca adet gecikmesinden sonra başlar ve 12. haftaya kadar devam eder. Bu dönem bebeğin organ taslaklarının oluştuğu dönemdir. Gelişmekte olan organlar üzerine toksik etki yapabilen ilaçlar, bu dönemde kullanılırsa doğumsal sakatlıklara neden olabilirler.
11-12. haftadan sonra yani organ taslakları oluştuktan sonra kullanılan ilaçlar ayrıca önemli bir sakatlığa sebep olmasalar bile eğer zararlı iseler organların fonksiyonlarını bozarak bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilirler.

Amerika Birleşik Devletlerinde ilaçlar ve bunların kullanımı ile ilgili en üst yetkili kurum olan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tüm ilaçları gebelik sırasında kullanımlarının yaratacağı riskler bakımından 5 kategoriye ayırmıştır.
Tüm dünyada kabul edilen bu sınıflamaya göre ilaçlar güvenliden (A kategorisi) çok riskliye (X kategorisi) kadar değişen bir kategori içinde yer alırlar. Bu sınıflandırma uzun yıllar süren insan ve hayvan deneylerinden elde edilen verilere göre yapılmaktadır.

A grubu ilaçlar:Hamile kadınlarda yapılan kontrollü çalışmalarda gebeliğin ilk trimesterında kullanıldığında fetusta herhengi bir risk oluşturtuğu gösterilememiş (ayrıca ileri dönemlerde kullanıldığında da artmış riske ait kanıt olmayan) ilaçlardır. bazı vitaminler ( belli dozları aşmamak kaydıyla) bu gruptadır.

B grubu ilaçlar:Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde fetal risk ortaya çıkarmayan ancak insanlarda kontrollü çalışma yapılmamış olan ilaçlar ya da hayvanlarda fertilitede azalma dışında başka olumsuz etkiler saptanmasına rağmen bu bulgunun insanlar üzerinde ilk trimesterda kullanılarak yapılan kontrollü çalışmalarda saptanmadığı ilaçlardır. Penisilin grubu antibiotikler bu grupta yer alırlar.

C grubu ilaçlar:Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda istenmeyen etkiler saptanan ancak insanlarda kontrollü çalışma yapılmamış olan ilaçlar ya da hayvan ve insanlar üzerinde hiç çalışılmamış ilaçlardır. Bu grup ilaçlar gebelikde sadece gerçekten gerekli olduğunda yani beklenen yararının beklenen zararından fazla olacağı durumlarda kullanılmalıdır. Bazı antihistaminkler bu gruptadır.

D grubu ilaçlar:Fetus üzerinde olumsuz etki riski yarattığı konusunda kanıtlar olan ancak gebe kadınlarda kullanımından elde edilecek yararın bilinen bu riske karşın kabul edilebilir olduğu ilaçlardır. Tetrasiklin grubu antbiotikler bu grupta yer alırlar.
Örneğin anne adayının hayatını tehdit eden ciddi bir hastalık sırasında kullanılması gereken ilaçlar

X grubu ilaçlar:Hayvanlarda ya da insanlarda yapılan araştırmalarda fetal anomalilere neden olduğu kanıtlanmış ya da deneyim ve gözlemlerde fetusta risk yarattığı konusunda kanıtlar bulunan ilaçlar ile gebelikte kullanımında ortaya çıkabilecek olan zararın olası yararından fazla olduğu bilinen ilaçlar.Radyofarmasotikler bu grup ilaçlardır.
Bu tür ilaçlar gebe ya da gebelik şüphesi olanlarda kesinlikle kullanılmamlıdır.

Gebelik boyunca eğer hekim tarafından herhangi bir nedenle bir ilaç kullanılması gerekiyorsa en fazla C kategorisine kadar olan ilaçlar tercih edilir.
Gebelikte en sık ilaç kullanımı gerektiren hastalıklar şunlardır.
Solunum sistemi hastalıkları Sindirim sistemi hastalıkları İdrar yolları iltihaplanmaları
Vajinal akıntıları Diabet (şeker Hastalığı) Tansiyon Yükselmeleri dir.

Gebe kadının ilaç kullanımı konusunda dikkat etmesi gereken en önemli konu reçetesiz eş,dost, komşu ve akraba tavsiyesi ile ilaç kullanmamasıdır. Bir diğer önemli konu da kendi doktorunun verdiği ilacı düzenli kullanmasıdır. Örneğin ciddi idrar yolları enfeksiyonları, diş ve dişeti ile ilgili enfeksiyonlar iyi tedavi edilmezlerse düşük ve rerken doğum riskini arttırmaktadırlar. Bu enfeksiyonlar nedeniyle hastalara antibiotik verildiğinde hastalar bebeğe zararlı olacağı endişesi ile ilacı kullanmayabilmekte ve aslında bu eylem bebek için daha zararlı olabilmektedir. Bu nedenle hastaya bir ilaç verildiğinde bunu neden ve nasıl kullanması gerektiği açıkça anlatılmalı ve faydasının daha fazla olacağı konusunda hasta aydınlatılmalıdır.

Gebelikte kullanılan ilaçların yan etkileri sadece gözle görülür anormallikler olarak tanımlanmıştır. Oysa ilaç ve diğer zararlı etkenlerin doğum sonrasında da insanı yaşamı boyunca organik, fonksiyonel ve ruhsal olarak etkileyebileceği de akıldan çıkmamalıdır.
Herhangi bir nedenle ilaç kullanması gereken gebelerin mutlaka öncesinde kendilerini takip eden hekime danışmaları gerekmektedir.
Diğer önemli bir konu da sadece gebelerin değil,herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullanmayan ve gebelik isteyen kadınların da adetlerinin ikinci yarısında gebe kalabileceklerini düşünerek bebeğe zarar verebilecek ilaçlardan kaçınmalarıdır.